|
Merhabalar..
İlköğretim 4 ve 5. sınıflarda bu seneden sonra bilişim teknolojileri dersi işlenmeyecek yani kaldırıldı. Sadece 6,7 ve 8. sınıflarda birer saat seçmeli ders olarak verilebilecek. Tabi bilişim teknolojileri dersi okulda seçmeli ders olarak seçilirse. Okul müdürü tarafından ya da öğretmenler kurulunda dersimiz seçilmezse okullarda norm fazlası oluyoruz demektir.
Birer şubesi olan okullarda ders seçilse bile zaten her durumda bilişim öğretmenleri norm fazlası oluyoruz çünkü toplam 3 saat ders oluyor. Sonuç olarak Bt sınıfı olup Bt öğretmeni olmayan binlerce okul ortaya çıkacaktır. Milyarlarca para harcanıp Bt sınıfı kurulan okullar özellikle köy okulları ve tek şubeli okullardaki bt sınıfları yakında kullanılmaz duruma gelecektir. Yani o kadar yatırım çöpe gidecektir.
Arkadaşlar hepimiz mesleki geleceğimiz açısından kritik bir dönem geçiriyoruz. Bu kritik süreçte birçoğumuzun psikolojisi bozulmuş durumda. Bu süreçte bazı arkadaşlarımız keyfi formatörlük uygulamalarından bıktığı, görev tanımlamalarının açık ve net olarak yapılmadığı, birden fazla okulda görev yapmak zorunda bırakıldığı, biçok idareci tarafından tamirci pozisyonuna düşürüldüğü, her altı ayda bir formatörlük başvuru sürecini takip etmek zorunda kaldığı ve Bakanlığımızın öğretmenlerimizi yoran ve yıpratan bu büyük bir belirsizliği uzun zamandan beri devam ettirdiği için haklı olarak büyük bir ümitsizlik eğilimiyle BT Rehber Öğremenliği fikrine çok soğuk bakıyor.
Ama içinde bulunduğumuz şartları, olayların gelişim sürecini ve ülkemizin şartlarını değerlendirdiğimizde, problemlere hem ilköğretim hem de ortaöğretimde görev yapan arkadaşlarımız açısından baktığımızda bence en mantıklı ve kalıcı çözüm tamircilikten uzak, BT Destekli Eğitim sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlamaya yönelik bir yaklaşımla öğretmenlere BT danışmanlığı yapacağımız, idareci ve öğretmenleri doğru BDE yaklaşımlarına yönlendirecek bir BT Rehber Öğretmenliği formülüdür. Arkadaşlar bugün dersi verirler yarın kaldırırlar, sadece dersleri geri alalım noktasındaki inat ve ısrar hem önümüzü görmemek, hem çözümü zorlaştırmak hem de kalıcı bir çözümden uzaklaşmak olur... Sadece dersleri geri almak bi anlamda günü kurtarmak oluyor yani. Duygularımıza göre değil de içinde bulunduğumuz şartlara göre mantıklı bir şekilde hareket etmeliyiz.
Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerinin geleceği garanti altına alınmalı.. Çözüm olarak da 09:00-15:00 mesai saatleri esas olarak alınmış görev tanımlamaları iyi yapılarak tamircilikten arındırılmış, öğrencilerden ziyade öğretmenlere ve idarecilere yönelik 'öğretmenlik ve danışmanlık' yapacağımız BT Rehber Öğretmenliği formülü en mantıklısı.. (Özellikle belirtmek isterimki ülkemizin BT geleceği açısından İlköğretim okullarında BT derslerinin kaldırılmaması taraftarıyım, ortaöğretimde kalkmasında bir sakınca görmüyorum.)
Arkadaşlar lütfen sadece kendi şartlarımıza göre hareket etmeyelim, BT öğretmenleri olarak kimseyi dışlamadan, ortak paydalarda buluşarak ve en önemlisi geleceğimizi garanti altına alacak bir yaklaşımla bir bütün olarak hareket edelim. Bu hükümet değiştiği zamanda da güvende olacağımız, hem ilköğretim hem de ortaöğretimdeki arkadaşlarımızın sıkıntılarını çözecek bir formülde birleşelim. Sadece dersleri geri alalım mantığıyla olaya yaklaşırsak yarın birgün derslerimiz tekrar elimizden alınırsa yine sap gibi ortada kalırız. Bence;
-Derslerin ilköğretimde devam edeceği,
-Mesai saatlerinin 09:00-15:00 arası olacağı,
-Görev tanımlamalarının açık ve net olarak yapıldığı,
-Tamircilikten uzak,
-Saygın bir KADROLU BT REHBER ÖĞRETMENLİĞİ formülü
herkes için ortak ve en doğru formüldür. Bu formülü de hayata sağlıklı bir şekilde geçirmek adına FATİH Projesini bir problem olarak görmeyip de BT Öğretmenleri adına bir fırsatlar zincirine dönüştürmeye çalışalım.
Bizim sorunumuz eninde sonunda muhakkak çözülecektir. Bakanlık Bt rehber öğretmenliği yada başka bir formülle bilişim öğretmenlerinin norm kadro sorununu çözecektir. Burada önemli olan ne zaman çözüleceğidir. 3-4 ay sonra çözülen sorun bir işe yaramayacaktır. Çünkü yeni sorunları beraberinde getirecektir. Çözüm bir an önce olmazsa birçok öğretmen arkadaşımız norm fazlası olduğundan dolayı ZORUNLU olarak yer değiştirecek.
Bu durumdaki arkadaşlar boşu boşuna memnun oldukları okullarından gönderilmiş, zorla yerleri değiştirilmiş olmayacak mı? Gereksiz yere mağdur duruma düşmüş olacaklar ve muhtemelen mahkemelerde haklarını aramakla uğraşacaklar.
Sorun çözüldükten sonra da, kendisi başka okula gönderilen öğretmenin eski yerine, muhtemelen başka bir bilişim öğretmeni atanacaktır. Peki önceki öğretmenin ne günahı vardı da, haksız yere başka okula, zorla gönderildi denmez mi?
Aynı zamanda devlet bir sürü yolluk parası verecektir. Hem bizim hem devletimiz açısından sorunun muhakkak en geç haziran ayı içerisinde çözüme kavuşması gerekir. Yoksa diğer arkadaşlarımızın da dediği gibi Fatih Projesi Fatihlerinin kalbini aşırı derecede kıracak onları kaybedecektir.





